3 Nisan 2009 Cuma

KEÇİBOYNUZU

Keçiboynuzu (Ceratonia siliqua), baklagiller (Fabaceae) familyasından doğal olarak Akdeniz ikliminde yetişen ve baklaları yenen her daim yeşil ağaç ya da çalı türü.

10 m. yüksekliğe kadar çıkar. Tacı geniş, gövdesi kalındır. Kabuk kahverengi, pürüzlü ve dallar oldukça dayanıklıdır. Karşılıklı dizilmiş olan bileşik yapraklar 10-20 cm. uzunluğunda olup damla uçludur. Çiçekler 6-12 cm. uzunluğunda açık yeşilimsi kırmızı, küçük ve çok sayıdadır. Legümen (bakla) kahverengi morumsu renkte, parlak yassı ve boyları 10-30 cm. kadardır. Meyvenin mezokarpı (orta tabakası), taze iken yumuşak ve tatlıdır. Her bir baklanın içerisinde on beş kadar sert kabuklu yassı tohum bulunur. Tohumlar Trigosol adı verilen bir madde içerir.

Yayılışı
Akdeniz kıyılarında, Kıbrıs adası, Libya ve ABD'nin Kaliforniya bölgesinde bulunur. Türkiye'de Antalya, Silifke, Anamur, Datça dolaylarında küçük veya büyük gruplar halinde yetişmektedir.

Kullanımı
Meyveleri öksürük ilaçlarında kullanılır. Çiğneme tütüne tat vermek için katılır. Keçiboynuzu meyvesinden pekmez de yapılır. Tohumlarından elde edilen balsam, tekstil endüstrisinde apreleme için kullanılır. Ayrıca çikolata imalatında tatlandırıcı olarak da kullanılmaktadır. Afrodizyak özelliğiyle cinsel gücü artırdığına da inanılmaktadır.

Tarihsel önemi
Yunanca'da keration, İngilizce'de carob, Arapça'da ise harub veya harnub olarak anılır. Keçiboynuzu tohumu yüzyıllar boyunca elsam ölçmek için kullanılmış, elmaslar keçiboynuzu tohumu ile tartılarak satılmıştır. Bu yüzden, kırat ya da karat denilen ölçüye adını vermiştir. Prof.Dr. Aydın Akkaya konuyu şöyle açıklıyor:
"Keçiboynuzu çekirdeği, doğada ağırlığı değişmeyen bir tohumdur. Bütün tohumlu bitkilerden yalnız keçiboynuzu uzun süre suda bekletildikten sonra filiz verebilir. Bu hem çok kuruduğu ve meyvesinden çıktıktan sonra son ve sabit ağırlığını aldığı için, hem de içine su alma olasılığı çok az ve çok uzun zamana bağlı olduğu içindir. Bu nedenle Araplar, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde ağırlık ölçüsü olarak kullanılmıştır. Dört tanesi bir dirhem eder. Dirhem, değişmekle birlikte 3 gr. ağırlığı temsil etmektedir. Satıcı iki dirhemlik (8 çekirdek) bir şey satarken lütfedip 1 çekirdek fazla tartarsa bu, malı alanın itibarını gösterir. Olağandan fazla giyinen, süslenen vb. kişilere iki dirhem bir çekirdek denmesi bundan kaynaklanmaktadır."
İTİRAZ Keçiboynuzundan çıkarttığımız tüm çekirdekleri ayrı ayrı tarttığımızda (sartorius hassas terazi)tüm çekirdeklerin faklı ağırlıkta olduğunu tespit ettik, keçi boynuzu çekirdeklerinin ağırlığının değişmediği öngörüsünün doğru olmadığını küçük bir ölçümle tespit ettik. Ölçüm değerleri sırasıyla 0.2261, 0.1983, 0.2377, 0.1961, 0.143, 0.2197, 0.2468, 0.2351, 0.2197, 0.1114 gr'dır. Dikkat edilirse ağırlıklar arasında %100'e yakın farklılıklar mevcuttur. Dr Coşkun Sılan, Dr Mustafa Deniz

Bir rivayet
Lokman Hekim, günlerden birinde Anadolu'nun güneyindeki insanların dertleriyle ilgilenmek üzere yola çıkar. Toros Dağları'ndan aşağıya inip Akdeniz'e doğru ilerlerken limon ağaçlarını görür. Orada yaşayan insanların daha sağlıklı olabileceğini düşünerek ilerlerken yolunun sağının solunun keçiboynuzu ağaçlarıyla örtülü olduğunu görür. Orada durur. Yanındakilere "Buranın insanlarının bana gereği olmaz." Der. Geri döner.

Faydaları
Kolestrol içermez.
Kafein yoktur.
Ca'sı boldur. Süte oranla yaklaşık 3 katı.
A, B ve E vitaminleriyle P (fosfor) içerir.
Vücuda yiyecekler aracılığıyla giren radyasyonu dışarı atar.
Yüksek oranda çinko içerir.
kaynak:http://tr.wikipedia.org/wiki

8 yorum:

tatesal dedi ki...

Paylaşımın için teşekkürler,bilgilenmiş olduk,sağol...
Ama birşey söylesem sana şu kelime doğrulamayı kaldırsan diyorum yorum ayarlarından..

Eylem dedi ki...

keçi boynuzunun tazesine bayılırım.içinden böyle balı akar.hele onu yemek muhteşem bir tat bırakır agızda.bizim buralarda çok bulunur ve ben de alırım.

Arzu dedi ki...

Geçen haftasonu Mısır Çarşısından annem aldı. Çok tazeymiş yumuşacık. Görünüşüyle tadının hiçbir alakası yok :)

mahperi dedi ki...

Bilgi için teşekkürler.

armina dedi ki...

Keçiboynuzunu ben de çok severim. Babam biz küçükken alırdı.

SİHİRLİ OKLAVA dedi ki...

ben pekmezini Ata'ya yediriyorum.ciğerlere iyi geldiği için.sevgiler canım..

eyerhagu dedi ki...

canım çok güzel bilgiler vermişsin tşk ederiz.. bende tazesini çok severim sevgilerimle

Sevil Altunel dedi ki...

canım arkadaşım geçen senelerde on binde bir kişide görülen otizm bu yılda 150 kişide bir görülür olmuş.yarın ne olacak? mutlaka bilinçlenmeliyiz artık diye düşündüm.paylaşım desteğine ve bu faydalı bilgi yazına sonsuz teşekkür ederim.sevgilerimle..