SİNEMA SALONU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SİNEMA SALONU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Aralık 2013 Çarşamba

TAMAM MIYIZ ?


Çağan Irmak harika bir filmle yine karşımızda. İnsanı hem hüzünlendiriyor hem de güldürüyor.
Kendini farklı yönlerden eksik hisseden ve bu yüzden mutsuz olan iki insanın hikâyesi. Eminim hepimiz kendimizden birşeyler bulacağız. Kendimizi dünya işlerine fazla kaptırıp, sahip olduklarımızın değerlerini unuttuğumuz anda bu filme birlikte bi an durup düşünerek herşeyin farkına varacağız. Ama yine unutacağız biliyorum:( Ben mutlaka izleyin derim özellikle çocuğunuzla birlikte ailece izleyebileceğiniz bir film.
 
Gelecek filmlerin fragmanlarını gördüm. 3-4 tane daha Türk filmi vizyona girecek. Bu da ayrıca Türk sineması için çok güzel...


5 Mart 2010 Cuma

"VEDA" VİZYONDA...

Çarşamba günü sinema günümüz dedik ama Avatar'dan sonra kaç haftadır sinemaya gidemiyorduk. Ya işimiz çıkıyordu ya da içimize sinen bir film bulamıyorduk. "Veda" filminin vizyona girmesini merakla bekliyordum. Gerek Tv programlarında, gerek radyo ve internette çok güzel yorumlar okuyordum. Gerçekten denildiği kadar var. Ben çok beğendim. Herşeyden önce bir ATATÜRK filmi. Aslında şöyle bir düşünürsek Atatürk'le ilgili filmler o kadar fazla değil. Ama ilerleyen günlerde Turgut Özakman'ın senaryosunu yazdığı "Dersimiz Atatürk"te vizyona girecek. Bu beni çok mutlu etti.

Ama şimdi "Veda" filminden bahsedelim. Müzik, oyuncuların performansı, makyajlar süper. Sinan Tuzcu role çok yakışmış. Annesini oynayan Dolunay Soysert ve Salih Bozok'u oynayan Serhat Kılıç'ta öyle. Atatürk'ün küçüklüğünden ölümüne kadar genelde özel yaşantısının yansıtıldığı bir film. Savaş sahneleri çok fazla geçmiyor filmde. Zaten geçmesini beklersek yaşananların 2-3 saatlik filmde gösterilmesi beklenemez. Açıkçası filmi izlerken Atatürk'ün hayatı hakkında bilmediğim bazı noktalar olduğunu farkettim. Benim gibi herşeye ağlayan biriyseniz elinizden mendilinizi eksik etmeyin derim. Haftasonunda sinemaya gitmeyi düşünenlere tavsiye ediyorum. İyi seyirler...

11 Ocak 2010 Pazartesi

AVATAR




Bugünkü film tanıtımı benden… C.tesi günü AVATAR’a gittik eşim, kardeşim ve ben. Şahsi fikrim süper bir film bayıldım. 3 boyutlu olarak izlediğimiz film gerçek anlamda olağanüstü bir görsel şölendi.

Film de herşey var diyebiliriz; aşk (öyle böyle bir aşk değil :)), doğa, savaş, bilim-kurgu, hayal gücü, aksiyon, gizem, macera v.s.… Kısaca herşey. Bugüne kadar izlediğim, izlerken çok keyif aldığım etkiliyici bir yapım… Sonlarına doğru ağladım bile :) Mutlaka izlenmesi gerekir diye düşünüyorum…
Usta yönetmeni James Cameron süper bir iş başarmış bence…Titanik’e de bayılmıştım zaten :)

Herkese iyi seyirler :)…


“Titanik”, “Yaratıklar (Aliens)”, “Terminator” filmlerinin efsanevi yönetmeni James Cameron Sinema tarihinde çığır açacak filmi AVATAR ile bir kez daha seyircileri büyülemeye hazırlanıyor.

Bizleri hayal gücümüzün ötesinde muhteşem bir dünyaya taşıyacak olan film Na’vi adlı yok olmak üzere olan bir halkın yaşadığı Pandora adlı gezegende geçiyor.

Yarı-felçli bir savaş gazisi olan Jake Sully, kendilerine özgü dilleri ve kültürü olan, barış ve doğa ile örtülü bir çevrede yaşayan Na’vi halkının arasına gönderilir.

Askeri bir şirket uzaktaki bu gezegeni ve barındırdığı kaynakları incelemek üzere AVATAR adlı bir program oluşturmuştur. Bu program ile insanlar genetic mühendislik sonucu yarı insan yarı Na’vi haline getirilir ve misyoner olarak Pandora’ya gönderilirler.

Botanist Dr Grace Augustine (Sigourney Weaver) ile programa gönüllü olarak katılmış Jake’in bedenlerinin Avatar’I yaratılacak ve böylece Jake’e de felç olmuş bedenini başka bir formda kullanma şansı verilmiş olacaktır. Na’vi halkından Prenses Neytiri ile tanışan Jake, kendisini Pandora’ya gönderen tehlikeden bu halkı savunurken bulur.

Yabancısı olduğumuz bu yeni dünyaya Jake Sully isimli, tekerlekli sandalye mahkum kalmış bir gazinin gözünden bakıyoruz. Fonksiyonlarını kaybeden bedenine rağmen içinde halen savaşçı bir ruh barındıran Jake, dünyanın enerji krizini çözmeye yetecek kaynaklara sahip olan ve bu kaynakları araştırmak üzere bir birliğin çalıştığı Pandora isimli gezegene ışık yılı yolculuğu yaparak asker olarak gönderilir. Pandora’daki atmosfer toksik olduğu için Avatar isimli program oluşturulur; bu programa göre insan “operatörleri”nin bilinçleri avatar isimli uzaktan kontrol edilebilen ve öldürücü etkisi olan hava koşullarında yaşam sürdürebilmeyi sağlayan biyolojik bedene bağlanır. Bu avatarlar insan DNA’sı ile Pandora’nın yerel halkı Na’vilerin genlerinin birleştirilmesiyle oluşur.

Jake kendi avatarında yeniden doğduğu halde yürüme yetisini de geri kazanır. Gezegendeki değerli enerji kaynaklarını elde etmelerine mani olarak görülen Na’vi halkının arasına sızmakla görevlendirilir. Fakat güzel bir dişi Na’vi olan Neytiri, Jake’in hayatını kurtarır ve bu her şeyi değiştirir. Neytiri’nin kabilesi tarafından kabul edilen Jake, onlardan biri olmayı tabii kaldığı birçok test ve macera sonrasında öğrenir.

Jake ve gönülsüz eğitmeni Neytiri arasındaki ilişki zamanla derinleşir ve böylece Na’vi halkına saygı duymayı, sonunda da onlar safhında yer almayı tercih eder. Yerli Na’vi halkına destansı ve evrenin kaderini belirleyecek bir savaşta liderlik edecek ve böylece kabul görmesini sağlayacak son sınavı da verip veremeyeceği belirlenecektir.

17 Aralık 2009 Perşembe

7 KOCALI HÜRMÜZ (Kocacım, kocacım, kocacım...)

ALLAH'tan birşey çıkmadığı sürece her çarşamba eşimle birlikte sinema günü ilan ettik. Bu hafta da 7 kocalı hürmüz'e gittik. Müzikal gibiydi. Eğlenceli bir filmdi ben beğendim. Türk sineması bu aralar çok hareketli. Her hafta vizyonda en az bir türk filmi görebilirsiniz...



10 Aralık 2009 Perşembe

NEW MOON - YENİ AY

Biraz gecikmiş bir yazı olucak ama paylaşmadan olmaz. Yeni Ay Stephenie Meyer'in romanının sinemaya uyarlandığı ikinci film. İlk film Alacakaranlıktı. İlk filmi izleyenler yeni ay'a kesinlikle gitmeliler yoksa sinemalara gelecek olan üçüncü filme gidemezsiniz:) Filmin müdavinleri çok zaten. Çok güzeldi ben beğendim. Bir filmde vampir ve kurt adamlar olduğunu duyunca filmin türünü korku diye düşünebilirsiniz ama Alacakaranlık ve Yeni Ay'da bunu bulamayacaksınız. Filmde Aşk, duygusallık daha ağır basıyor. Yorumcu kimliğimle şunu diyebilirim ki ben ilk film olan Alacakaranlığı daha çok beğendim. Bakalım serinin üçüncü filmi nasıl olucak...

26 Ekim 2009 Pazartesi

"NEFES" MUTLAKA İZLEMELİSİNİZ...


Kış gelince yapacak pek birşey olmadığı için güzel bir vakit geçirmek istiyorsanız sinema iyi bir alternatif.


Sinemaya her gittiğimizde "Nefes" filminin fragmanını izlemiştim. Çokta merak ediyorduk. Sonunda 16 Ekimde sinemalara girdi. İyi bir gişe yakalamış ve çok beğenildiğini duymuştum.


İzlerken çok etkilendim. Yanıma mendil almadığıma çok pişman oldum. Filmin başında ağlamaya başladım zaten. Tek kelimeyle süperdi, film gibi değildi, çok gerçekçiydi. Gerçi yaşananların hepsi gerçek zaten...
İnsanın aklını başına getiriyor. Ben yatağımda mışıl mışıl uyurken, işyerindeki işler nasıl biticek diye dertlenirken, onlar canları pahasına memleketimizi, bizleri savunuyorlar, kan döküyorlar.


Askerde olan bütün kardeşlerimize ALLAH yardım etsin. (Özellikle Doğu'da askerlik yapanlara)
Şehit yakınlarına ALLAH sabır versin...

31 Mart 2009 Salı

"GÜNEŞİ GÖRDÜM" mutlaka gidin derim...

Yaklaşık 2 aydır her pazartesi sinemaya gitmek için niyetleniyoruz. Hep bir şeyler çıkıyor bir türlü kısmet olmuyordu. Amaaaa sonunda bugün gidebildik. Biraz uykusuzum ama buna değdi doğrusu. Uykusuzluğum saat 22:05 seyansına girmemizden kaynaklanıyor. İyi ki bugüne kısmet olmuş ve GÜNEŞİ GÖRDÜM filmine gitmişiz. Genelde yabancı filmlere gidiyorum. Aksiyon ve aşk türündeki filmler favorilerimdir…

GÜNEŞİ GÖRDÜM filmi için vizyona ilk girdiğinden beri çok güzel yorumlar okuyorum ve duyuyorum. Uzun bir bekleyişten sonra sinemanın önüne gelip de, bu filme gitmeden olmaz dedik ve film için biletimizi aldıkJ

Çok çok ama çok beğendim. Filmin Yönetmeni Mahsun Kırmızıgül. Senaryosu da ona ait. Gerçek hayattan alıntıymış. Diyecek hiçbir şey bulamıyorum. Müthiş bir filmdi. Filmi izlerken 2 saatin nasıl geçtiğini anlayamadım. Bütün karakterler de usta oyuncular rol almıştı. Konusuyla, oyuncularıyla zevkle izleyeceğiniz bir film. Türkiye’nin şu anki durumunu çok güzel bir şekilde filme yansıtmışlar. Daha fazla konuşmasam iyi olur yoksa filmi anlatmaya başlayacağım sizlere Gerçekten verdiğiniz paraya değiyor. Herkese tavsiye ediyorum. Mutlaka sinema da izleyin derim. İyi seyirler…