8 Nisan 2009 Çarşamba

TAKSİM GEZİSİ VE İNCİ'DE PROFİTEROL KEYFİ :)

Geçen hafta Nişantaşı-taksim civarındaydık. Süper bir hava vardı. Sıcak ama rüzgârlıydı. Böyle havalarda insan ne giyineceğini şaşırıyor. Paltom vardı üzerimde. … Paltoyu çıkarsam rüzgârdan üşüyorum giyinsem sıkılıyorum ne yapacağımı şaşırdım. Çevremdekilere bakıyorum gayet rahat montlarıyla dolaşıyorlar :) Ben biraz kanı soğuk olanlardanım:) Çok üşürüm parmaklarım falan morarır bazen. Doktor kansızlık var diyor. Neyse konu şimdi başka taraflara kayacak…

Hava güneşli olunca çok tuhaf oldum. Alışmışız hep kapalı ve yağmurlu havalarda dolaşmaya. Herkes yürüyüş yapıyor iç mekanlar o kadar kalabalık değil. Cıvıl cıvıldı Taksim her zamanki gibi. Özlemişim baharı…

Yemeğimizi yedik. Her zamanki gibi klasiklerimden Paşabahçe Mağazasının yanındaki Terkos Çıkmazına gitmeden olmaz. Bilen arkadaşlarımız vardır. Tezgâhlarda büyüsürü karışık t-shırtler, şortlar, pantolonlar, elbiseler ne ararsan var. Genelde ihraç fazlası ünlü, ünsüz birçok marka da ürünler var. Çok güzel ve ucuz şeyler çıkabiliyor. Hafta sonu daha kalabalık oluyor tabi. Sabırlı olup o kalabalıkta arayacaksın ama. Ben yine bir şey bulup aldım, genelde elim boş çıkmam oradan. Kot pantolon aldım 5 TL’ye. :)

Bu kadar gezmeden sonra sıra geldi tatlımızı yemeye. “Taksimde İNCİ’den PROFİTEROL yemeden olmaz” derler. Açıkçası oraya daha önce hiç gitmemiştim. Hep alışmışız güzel, gösterişli, pofidik koltukları veya sandalyeleri, şık masaları olan yerlere gidip, oturmaya. Dışarıdan da içeriden de bakınca küçücük bir yer. Restore falan yapılmamış. Yerlerdeki taşlar bile eskiden kalma. İçeri de alçak ve yuvarlak masalar var. Yanlarında da tabureler. Hemen bir masa boşalmıştı bizde oturduk. Başka pastalar, tatlılar da var ama herkes profiterol yiyordu. Self servisti. Tatlımızı aldık yemeye başladık ki; ne kadar şanslı olduğumuzu o an anladık. Biz girdikten sonra içerisi bir kalabalıklaştı anlatamam size. Şaşkınlıkla hem çevreme bakıyordum hem de profiterolümü yiyordum. Küçücük pastane bir anda doldu taştı. Herkes elinde profiterol tabağı ayakta yiyordu. “Yer yok napalım ayakta yicez” diyordu herkes. Tatlısını yiyen hemen boşaltıyordu pastaneyi. İnanamadım. Ne kadar şanslıyız dedim ilk girişimizde hemen boş yer bulup oturabildik. MEŞHUR olmak böyle bişey işte. Profiterol süperdi. Kreması da çikolatası da çok hafif ama doyurucuydu. Çok beğendim söyledikleri kadar varmış. Fotoğraf makinem çantamdaydı. O an tatlının resmini çekmek aklıma gelmedi. Pastaneden çıkışta aklıma geldi ben de pastanenin dışarıdan resmini çektim:) Taksim’e yolunuz düşerse mutlaka İNCİ PROFİTEROL’e uğramadan gitmeyin. Ayakta da kalsanız o güzel tatlıyı mutlaka deneyin…

7 yorum:

birdutmasali dedi ki...

eeee.... yılların incisi bu.. :)))
hayatımız oralarda geçtii
afiyetler olsun canım.
sevgler.

Betül Mutfakta dedi ki...

Merak ettim simdi su Incinin profiterolunu.. Kismet olursa mayista Istanbuldayim, denicemm :))

Arzu dedi ki...

En güzel zamanda geliyorsun İstanbul'a. Bol bol gezersin. Mutlaka ye ama unutma. Sevgiler...

eldivenlerim dedi ki...

Mmmmmm, profiterolmü, afiyet şeker olsun arkadaşım;)

Eylem dedi ki...

istanbula gelsem bile bulamam ki inciyi.bulmaya kalksam bile akşam olur kapanmış olur.sen benim yerime bir daha gittiginde yermisin?

Arzu dedi ki...

Eylem bulamamn imkânsız İstiklal Caddesi üzerinde zaten. Aramalısın buna değer bence :)Sevgiler...

Keskinli,Ikizlerinannesi dedi ki...

canim ödülünüz icin tesekkürler bende tam yayinliyordum sizin isminizide ekledim sevgiler görüsürüz