18 Aralık 2009 Cuma

MEVLANA CELALEDDİN RUMİ


Bu konuyla ilgili içimde çok şey var ama kâğıda dökemiyorum. Herşeyi aşağıdaki Mevlana'nın sözleri anlatıyor galiba. Sevgiler...

Ya olduğun gibi görün,
Ya göründüğün gibi ol,
Şefkatte, merhamette güneş gibi ol,
Ayıpları örtmekte gece gibi ol,
Keremde, cömertlikte akarsu gibi ol,
Tevazuda, mahviyette toprak gibi ol,
Hoşgörüde deniz gibi ol,
Öfkede, asabiyette ölü gibi ol,
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol.

Gel, gel, ne olursan ol yine gel,
İster kâfir ol, ister ateşe tap, ister puta,
Ne olursan ol, yine gel,
İster yüz kere tövbe etmiş ol,
İster yüz kere bozmuş ol tövbeni,
Ümitsizlik kapısı değil bu kapı,
Gel ne olursan ol yine gel.

HAYATI

Mevlâna 30 Eylül 1207 yılında bugün Afganistan sınırları içerisinde yer alan Horasan Ülkesi'nin Belh şehrinde doğmuştur. Mevlâna'nın babası Belh Şehrinin ileri gelenlerinden olup, sağlığında "Bilginlerin Sultânı" ünvanını almış olan Hüseyin Hatibî oğlu Bahâeddin Veled'tir. Annesi ise Belh Emiri Rükneddin'in kızı Mümine Hatun'dur.

Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled, bazı siyasi olaylar ve yaklaşmakta olan Moğol istilası nedeniyle Belh'den ayrılmak zorunda kalmıştır. Sultânü'I-Ulemâ 1212 veya 1213 yılllarında aile fertleri ve yakın dostları ile birlikte Belh'den ayrıldı. Sultânü'I-Ulemâ'nın ilk durağı Nişâbur olmuştur. Nişâbur şehrinde tanınmış mutasavvıf Ferîdüddin Attar ile de karşılaştılar. Mevlâna burada küçük yaşına rağmen Ferîdüddin Attar'ın ilgisini çekmiş ve takdirlerini kazanmıştır. Sultânü'I Ulemâ Nişabur'dan Bağdat'a ve daha sonra Kûfe yolu ile Kâ'be'ye hareket etti. Hac farîzasını yerine getirdikten sonra, dönüşte Şam'a uğradı. Şam'dan sonra Malatya, Erzincan, Sivas, Kayseri, Niğde yolu ile Lârende'ye (Karaman) geldiler. Karaman'da Subaşı Emir Mûsâ'nın yaptırdıkları medreseye yerleştiler. 1222 yılında Karaman'a gelen Sultânü'/-Ulemâ ve ailesi burada 7 yıl kaldılar.

Mevlâna 1225 yılında Şerefeddin Lala'nın kızı Gevher Hatun ile Karaman'da evlendi. Bu evlilikten Mevlâna'nın Sultan Veled ve Alâeddin Çelebi adlı iki oğlu oldu. Yıllar sonra Gevher Hatun'u kaybeden Mevlâna bir çocuklu dul olan Kerrâ Hatun ile ikinci evliliğini yaptı. Mevlâna'nın bu evlilikten de Muzaffereddin ve Emir Âlim Çelebi adlı iki oğlu ile Melike Hatun adlı bir kızı dünyaya geldi. Bu yıllarda Anadolunun büyük bir kısmı Selçuklu Devleti'nin egemenliği altında idi. Konya'da bu devletin baş şehri idi. Konya sanat eserleri ile donatılmış, ilim adamları ve sanatkarlarla dolup taşmıştı. Kısaca Selçuklu Devleti en parlak devrini yaşıyordu ve Devletin hükümdarı Alâeddin Keykubâd idi. Alâeddin Keykubâd Sultânü'I-Ulemâ Bahaeddin Veled'i Karaman'dan Konya'ya davet etti ve Konya'ya yerleşmesini istedi. Bahaeddin Veled Sultanın davetini kabul etti ve Konya'ya 3 Mayıs 1228 yılında ailesi ve dostları ile geldiler. Sultan Alâeddin kendilerini muhteşem bir törenle karşıladı ve Altunapa (İplikçi) Medresesi'ni ikametlerine tahsis ettiler. Sultânü'l-Ulemâ 12 Ocak 1231 yılında Konya'da vefat etti. Mezar yeri olarak, Selçuklu SarayınınGül Bahçesi seçildi. Halen müze olarak kullanılan Mevlâna Dergâhı'ndaki bugünkü yerine defnolundu.

Sultânü'I-Ulemâ ölünce, talebeleri ve müridleri bu defa Mevlâna'nın çevresinde toplandılar. Mevlâna'yı babasının tek varisi olarak gördüler. Gerçekten de Mevlâna büyük bir ilim ve din bilgini olmuş, İplikçi Medresesi'nde vaazlar veriyordu. Vaazları kendisini dinlemeye gelenlerle dolup taşıyordu. Mevlâna 15 Kasım 1244 yılında Şems-i Tebrizî ile karşılaştı. Mevlâna Şems'de "mutlak kemâlin varlığını" cemalinde de "Tanrı nurlarını"görmüştü. Ancak beraberlikleri uzun sürmedi. Şems aniden öldü. Mevlâna Şems'in ölümünden sonra uzun yıllar inzivaya çekildi. Daha sonraki yıllarda Selâhaddin Zerkûbî ve Hüsameddin Çelebi, Şems-i Tebrizî'nin yerini doldurmaya çalıştılar. kaynak:http://www.mevlana.com/

7 yorum:

Elvan dedi ki...

Arzu'cum iyi ki paylaşmışın... Mevlana bence hiç eskimeyen ve yıllandıkça adeta değeri artan bir düşünür, özellikle şu son günlerde onun felsefesine öyle çok ihtiyacımız varki...

CAHİDE dedi ki...

Paylaşım için teşekkürler canım.harika sözleri ve hikayeleri var...
dün,dünle beraber gitti cancağızım,bugün yeni şeyler söylemek lazım...

ARZU dedi ki...

Evet benim yazdıkların herkesin bildiği yada daha önceden aşina olunan sözleriydi...

Ozge Sipahioğlu dedi ki...

gercekten felsefe olarak bugunlerde cok ıhtıyacımız var kendisine...

paşakızı mutfakta dedi ki...

Canım paylaşımın için teşekkürler..
Sevgiler..

Zehra Gürgen dedi ki...

Çok güzel sözler..bilsekte bilmesekte tekrar okumak gerek bence..

EZGi :)) dedi ki...

bende bayılırım mevlananın sözlerine çok güzel bir paylaşım olmuş sıcacık sevgiler