8 Eylül 2009 Salı

HÜNKAR BEĞENDİ


Bu tarifi sevgili Devletşah'tan aldım. Ramazan dolayısıyla genelde evdeyiz. Normalde haftasonu oturup, evde yemek yapıp, yediğimiz zamanlar çok nadirdir. Bunu fırsat bilip, hep denemek istediğim hünkar beğendiyi sonunda yaptım. Aslında yapıp, yapmamakta çok düşündüm. Sonuçta yemeği beceremeyip, sonunda aç kalmakta vardı. Ama çok şükür güzel oldu. Sadece patlıcanlı terbiyesini yaperken galiba olmayacak dedim ama sonunda kıvama girdi :) Eşimde çok beğendi önemli olanda buydu zaten...


Tas kebabı için :
250 gram kuşbaşı et
1 adet soğan
1 adet domates
1 tatlı kaşığı biber salçası
1/2 çay kaşığı tarçın
karabiber
su

Beğendi için :
3 adet patlıcan
3 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı tereyağ
3 yemek kaşığı Hindistancevizi (yerine ben 1 bardak süt kullandım)
1 su bardağı süt
1 su bardağı su
50 gram kaşar peynir
tuz

Yapılışı :
Et, soğan ve salça harlı ateşte 2 dakika kadar kavrun. Püre haline getirilmiş domates, tarçın, karabiber ve üstünü geçecek kadar sıcak su ilave edip, pişirin. (hafif suyu kalana kadar pişirin)

Hindistancevizi rendesi bir süzgeç içinde ılık suyun içinde bekletin. Patlıcanlar közlenip soyun. Patlıcanlar püre haline getirin. Un ve tereyağ rengi dönene kadar kavrun. Patlıcanları ve tuzunu ilave edin. Hindistancevizi sütü ve normal sütü de ilave edilerek hızlıca karıştırın. (hindistancevizi sütü yerine bir bardak süt daha ekledim) Kaynadıkça koyulaşacaktır. Piştikten sonra ocağın altıın kapatıp kaşar peynir rendesi ekleyip, karıştırın. Beğendinin üzerine tas kebapı koyup, servis edebilirsiniz.
Notlar
Tas kebabına tarçın koyulmayabilir. Hindistancevizi rendesini suda bekletip iyice sıktıktan sonra oluşan beyaz suyu kullanmak yerine marketlerde kutu halinde satılan hazır hindistancevizi sütünü ya da normal sütten 1 bardak daha kullanabilirsiniz.

4 Eylül 2009 Cuma

İFTAR DAVETİ

Bu Ramazan ayında ilk iftar davetimizi annemlerle yaptık... Çalıştığım için çok fazla kişiyi çağıramıyoruz. Ruz diyorum kayınvalidemle oturuyorum çünkü... Bizim ufaklığa baktığı içinde haftaiçi pek kimseyi çağıramıyoruz. Sanırım bundan sonra da kimseyi çağıramıyacağız herhalde. Annem ufak bi kaza geçirdi salı günü ameliyat olacak ve ben hafta sonlarımı yanında geçireceğim için bu sene kimseyi çağıramayız. Allah anneme ve bütün hastalara acil şifalar versin...

Menümüzde :

* Ezogelin çorba
* Kabak dolması
* Taze fasulye kavurması
* Pilav
* Biftek
* Paçanga böreği
* Göbek salata
* Közlenmiş patlıcan ve kırmızı biber salatası
* Turşu
* Bisküvili crem ole tatlısı


İnsan evinde misafir ağırlayınca bir telaş içinde oluyor. O yüzden masanın resmini çok acele çektim arkadaşlar. Tarifler yakında.. Herkese hayırlı hafta sonları...


















KADAYIF DOLMASI (SARMASI)

İftardan sonra hem şerbetli hem de hafif bir tatlı yemek istiyorsanız işte size güzel bir alternatif. Hafta sonu annem benim için yaptı. Çok seviyorum bu tatlıyı. Denemenizi öneririm.

Malzemeler:

500 gr kadayıf
İri dövülmüş ceviz
2 – 3 Yumurtanın akı
¼ çay bardağı su

Şerbeti için :
2 su bardağı su
2 su bardağı şeker
½ limon suyu

Sıvıyağ

Yapılışı:

İlk önce şerbeti hazırlayalım. Çünkü şerbetimizin soğuk olması gerekir. Su ve şekeri kaynatın. İstediğiniz kıvama geldikten sonra limon suyunu ekleyip, bir taşım daha kaynatıp. Soğuması için kenara alın.

Yumurtanın akını su ile iyice karıştırın. Kadayıfları tel tel ayırın. Avucunuzu kaplayacak kadar parçalar alın. İçine bolca ceviz içi koyup sıkıca sarın. Dolmaları çırptığınız yumurta akına iyice bulayıp, kızgın yağda kızartın. Kızardıktan sonra soğumuş şerbetin içine atın. Sıcağa yakın ılık olarak servis edin.

1 Eylül 2009 Salı

KATMER

Cumartesi günü anneciğimdeydik. Hem iftarda hem de sahurda birlikteydik. İnsanın annesine yakın oturması ne kadar güzel bir şey. 1,5 sene oldu evleneli ama her hafta anneme gitmek istiyorum görmeden yapamıyorum bir türlü. Canım benim…

Sahura özel bir şeyler yapacaktı. Bizim yöremize ait KATMER. Gerçi diğer illerde de yapılıyor. Bizim derken haksızlık etmemek lazım. Bu gece hiç uykum gelmedi. Annemle mutfakta bir yandan sohbet ediyorduk bir yandan da katmerleri yapıyorduk. (Ben izliyor ve resim çekiyordum)

Aslında yapılışı çok basit. Ama anne eli değmesi lazım başka türlü olmaz. Immm kopartırken tel tel oluyor. Arasına peyniri de sardın mı yanına da çay. Ohh mis gibi başka ne istenir ki:)

Malzemeler:
(Annem göz kararı yapıyorum diyor ama tahmini ölçüleri söylettim zorla)

1 Lt su
1 yemek kaşığı tuz
Alabildiğince un

1 paket margarin (eritilmiş)

Yapılışı:

Margarin hariç bütün malzemeleri geniş bir kaba koyun. Azar azar unu ilave ederek, ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar yoğurun. Annem her zamanki göz kararı ile yumaklara ayırdı. 7 tane yumak çıktı. Annem normalde sac’da yapıyor ama gece gece öyle bir imkânımız olmadığı için tavada yapacaktı. O yüzden yumakları ona göre ayarladı. Masaya biraz un serpin. Oklavayla yumakları açın. Açarken hamurun üzerine biraz un serpebilirsiniz oklavaya yapışmasın diye. Ama her yapıştığında da eklemeyin fazla unlu iyi olmazmış. Daha önceden margarini eritin. Açtığımız hamura 2-3 yemek kaşığı yağdan dökün.
Yağın hamurun her yanına dağılması için, hamurun her köşesini ortaya doğru kapatıp, açın. Dört tarafından da bu şekilde yaparak, yağı yedirin. İlk önce karşılıklı iki tarafı ortada birleştirin.
Tekrar yağ sürün.
Daha sonra kare olacak şekilde diğer köşeleri de birbirinin üzerine katlayıp, parmaklarınızla bastırın. Bir köşeye ayırın.
Bütün yumakları bu şekilde yapın. Kenara ayırdığınız ilk yumağı tekrar masaya koyup, üzerine un serpin ve büyük tavaya sığacak şekilde açın.
Kızdırdığınız tavaya katmeri koyup, gözleme gibi pişirin. Pişen tarafı çevirince üzerine fırça yardımıyla erimiş margarinden de sürün.
Bu şekilde diğer yumakları da açıp, pişirin. İnşallah iyi anlatmışımdır. Gerçi resimlerden de daha iyi anlarsınız:)

31 Ağustos 2009 Pazartesi

İRMİK HELVASI

Hepimize hayırlı haftalar olsun arkadaşlar... Bu mübarek Ramazan ayında tatlı olmadan olmaz demi. Tatlı dediysem öyle şerbetli falan değil. Yaz aylarında şerbetli tatlı yenmiyor zaten. Hepimizin bildiği irmik helvası yaptım geçen hafta. Üzerinede dondurma çok güzel oldu... Herkese tavsiye ederim...


Malzemeler:

1 su bardağı irmik
1 su bardağı su
1/2 su bardağı süt
1 su bardağı şeker
Dolmalık fıstık
Margarin (ölçmedim ama 2 çorba kaşığı kadardı)
Dondurma


Yapılışı:

Margarini tencereye koyup eritelim. İrmiğimizi ve dolmalık fıstıklarımızı da ilave edip dolmalık fıstıkların rengi değişene kadar sürekli karıştırarak kavuralım. İrmiğin rengi değişince ocaktan alalım. 1-2 dk sonra suyu ve sütü irmiklerin üzerine yavaş yavaş dökelim çünkü yoğun bir buhar çıkıyor. Tencerenin kapağını kapatıp üzerini bir örtüyle örtelim. Suyunu iyice çekip irmikler kuru gibi olunca da şekeri ilave edip şeker eriyene kadar iyice karıştıralım. Sulanıyor korkmayın çekecektir suyunu. Yine üzerini örtelim ve dinlenmeye bırakalım. Suyunu çekince servis tabaklarına alıp ister ılık ister soğuk servis yapalım.

Dilerseniz üzerine dondurmaylada servis yapabilirsiniz. Evde vişneli-limonlu dondurma vardı ben vişneli servis yaptım ama kaymaklı daha çok yakışacaktır diye düşünüyorum.

Herkese afiyet olsun...

28 Ağustos 2009 Cuma

PATATESLİ KOL BÖREĞİ


Günaydın Arkadaşlar. Herkese Hayırlı Cumalar... Yine sahur için yaptığım bir tarif vereceğim arkadaşlar eğer kabul ederseniz :) Ve bu tarifimi Sevil (http://birdemliksohbet.blogspot.com/) arkadaşımızın "İftar Bereketi Etkinliği 3" için gönderiyorum kabul ederse...

Malzemeler:
2 kişilik

2 adet yufka
2 adet haşlanmış iri patates
1 adet orta boy soğan
1 adet yumurta
Sıvıyağ
Nane, kırmızı pul biber, karabiber, tuz

Yapılışı:
Sıvıyağı tencereye koyup soğanı küçük küçük doğrayalım. Soğanlar renklerini değiştirene kadar kavuralım. Baharatlarıda ekleyip 1-2 dk daha karıştıralım. (Ben 1 çay kaşığı da salça ekledim isteğinize göre sizde ekleyebilirsiniz). Başka bir kapta patatesleri ezip tenceremize ekleyip 5-6 dk daha kavuralım, altını kapatıp soğumaya bırakalım. 1 adet yufkayı tezgaha serelim iç malzememizden bolca koyalım ve yufkayı rulo şeklinde saralım. Sardığımız yufkanın bir ucundan başlayarak içe doğru saralım (Gül böreği gibi) hafif yağlanmış tepsiye koyalım. Ben yuvarlak borcam tepsinin küçüğüne yaptım. 2. yufka içinde aynı işlemi yapalım ancak onu rulo yaptıktan sonra tepsiye koyduğumuz diğer yufkanın etrafına saralım. Yumurtayı beyazından ayırmadan bir kasede çırpıp böreğimiz üstüne sürelim. Önceden ısıtılmış fırında 200 derecede üstü kızarana kadar pişirelim.

Ufacık bir börek için uzun bir anlatım oldu galiba.. :)

Herkese afiyet olsun.....

27 Ağustos 2009 Perşembe

SUCUKLU MENEMEN


Günaydın arkadaşlar. Biraz geç olacak ama herkesin Ramazan-ı Şerif'i mübarek olsun. Bedenimizden sıhhat, soframızden bereket, dilimizden dua eksik olmasın...
Blog sahibiyim diye bedavadan geçinen ben yine karşınızdayım... Uzun zamandır Arzu arkadaşımın tarifleriyle blog, blogluğunu biliyor :) .... Ama ben hiç bişey yapmıyormuyum, yapıyorum ama blogda olan şeylerden yapınca tekrar tekrar yayınlamak istemiyorum... Bugün kahvaltılık bir tarif ile karşınızdayım (galiba biraz tembel işi olmuş demi). Sucuklu menemen tarifini kardeşim Yasemin'den aldım . Teşekkür ediyorum kardeşim....


Malzemeler
2 kişilik
2 adet dometes
2 adet biber
3 adet yumurta
Sucuk
Margarin
Tuz

Tabi siz malzemeyi dilediğiniz kadar artırabilirsiniz.

Biberleri küçük küçük doğrayıp eritmiş olduğumuz margarinin içine koyuyoruz. Biberler solana kadar pişiriyoruz. Sonra dometeslerin kabukları soyup onlarıda küçük doğrayıp biberlerin içine ilave ediyoruz. Yumurtaları tuzla bir kasede çırpıyoruz. Dometesler de sönünce yumurtamızı ilave ediyoruz. Ocağın altını hafif kısıp tavanın ağzını kapatıyoruz. Yumurtalar pişmeye başlayınca ince ince doğradığımız sucukları ilave ediyoruz kapağını kapatıp pişiriyoruz. Sonra afiyetle yiyoruz..
Biz gece sahurda yaptık. Nefisti...


25 Ağustos 2009 Salı

ALİ PAŞA PİLAVI

Bu tarifi blog arkadaşımız Candan Tarifler'den aldım. Çokta güzel oldu. Biz beğendik, umarım sizlerde beğenirsiniz. Resimler makinemden dolayı çok soluk görünüyor. En kısa zamanda düzelteceğim :) Sevgiler...

Malzemeler:

2 su bardağı pirinç
3 su bardağı sıcak su
ayçiçekyağ
tereyağ
tuz
kesme şeker
bir kaç damla limon

300 gr kıyma
1 adet soğan
1 adet ekmek içi
kırmızıbiber, nane, kimyon, karabiber

3 adet domates
sarımsak
zeytinyağ
maydanoz

Yapılışı :

Pirinçleri sıcak suda yarım saat bekletip, beyaz suyu akana kadar yıkayıp, süzün. Tencereye biraz ayçiçekyağ koyup, kızdırın. Pirinçleri ekleyip kavurun. Daha sonra 3 bardak sıcak suyu ekleyin, içine 1 yemek kaşığı kadar tereyağ, 1 kesme şeker, tuz ve bir kaç damla limon damlatın. Karıştırıp, ocağın altını kısıp, pişirin. Kıymayı bir kaba alın. Üzerine 1 adet soğanı rendeleyin. Ekmek içini, tuz ve baharatları da ekleyip, iyice yoğurun. Minik toplar yapın. Üzerlerine un serpin. Kızgın yağda köfteleri kızartın. Ayrı bir yerde domatesleri küçük küçük doğrayıp, 1 yemek kaşığı kadar yağ, tuz ve doğanmış 1-2 diş sarımsak ilave edin. Suyunu çekene kadar pişirip, köftelere karıştırın. Sersis yaparken pilavın üzerine köfteleri yerkeştirip, üzerine ince kıyılmış maydanoz serpin. Afiyet olsun...

24 Ağustos 2009 Pazartesi

KADAYIFLI KEK

Günaydın,

Güzel bir hafta geçirmenizi diliyorum. Haftaya tatlı tatlı başlayalım değil mi? Sevgili Banu'nun sayfasın da gördüm ve çok ilginç bir tarif geldi. İlk fırsat yaptım ve sonuç harika. Farklı lezzet arayan arkadaşlar sizlere de tavsiye ediyorum. Mutlaka yapın...
Malzemeler:

125 gr tereyagı – oda ısısında
4 yumurta
1,5 su bardağı un
yarım su bardağı şeker
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
1 cimdik tuz
Arasına:
1-2 yk tereyagı
1-2 avuc tel kadayıf
biraz ceviz irice dövülmüş

Yapılışı:
Kadayıfı incecik didikleyin. Tereyağında hafif sararana kadar kavurun. Dövülmüş cevizi ekleyip, karıştırın. Soğuması için kenara alın. Tereyag ve sekeri iyice krema gibi olana kadar çırpın. Yumurtaları tek tek ekleyip, yedirerek çırpın. Un, kabartmatozu, vanilya ve tuzu eleyin, karısıma ilave edin, karıştırın. Kek hamurunun yarısını yağlayıp hazırladığınız tepsiye dökün. Üzerine soğumuş kadayıfı serpin düzeltin. Kalan kek karışımını üzerine dökün düzeltin. önceden ısınmış 185 derecede pişirin.

21 Ağustos 2009 Cuma

HAYAT KAT KATTIR. (ALINTI)

Hayat Kat Kattır.

Evvel zaman içinde Memleketin birinde 90 yaşlarında fakat çok dinç ve genç görünümlü bir adam yaşarmış? Çevresinde bulunan herkes ona çok özenir ve sorarlarmış "bu gençliğin sırrı nedir" diye. İhtiyar delikanlı güler geçermiş her soruldukça bu soruya…Ama sorular sık, soranlar çoğalınca cevap vermek vacip olmuş sanki. Düşünmüş nasıl anlatırım bu sırrımı kolayca herkese. Sonra karar vermiş tüm meraklıları yemeğe davet etmeye evine."Bu davette size sırrımı açıklayacağım" demiş. Herkes merakla davete gelmiş.Yemekler yenilmiş, içilmiş, sohbetler edilmiş vakit iyice gecikmiş.Ama gençlik sırrı ile ilgili tek kelam edilmemiş.Herkes konu ne zaman açılacak diye merak ederken adamcağız huri gibi sevimli hanımına seslenmiş. "Hatun , şu kilerden bir karpuz getirirmisin bize sana zahmet!.." Hanım hemen doğrulmuş kilere giderek kaş ile göz arasında gidip bir karpuz getirmiş. Adamcağız şöyle eliyle bir vurmuş tık tık diye sonra da : " Bu olmamış hanım, güzel çıkmayacak, başka getirir misin bir zahmet" demiş. Hanım onu götürmüş bir tane daha getirmiş.Adam onu da bir yoklamış yine beğenmemiş. "Hanım sana yine zahmet olacak ama bu da olmamış başka bir tane getirir misin" demiş. Başka istemiş?. Bu böylece dört sefer daha tekrarlanmış . Dedemiz beşincide karpuzu beğenmiş ve karpuz kesilmiş, misafirlere ikram edilmiş?. Herkes karpuzunu afiyetle yerken bizim dedicik sormuş. "Eeeee?. Arkadaşlar işte benim gençliğimin sırrı burada anladınız mı??" Herkes birbirinin yüzüne bakmış.Kimse bişey anlamamış.. "Aman dede demişler nerde? Anlamadık biz bu sırrı!" Dedecik gülmüş. "Efendiler" demiş "O gördüğünüz karpuz kilerde bir tanecikti, tekti. Ben hanıma git de başka getir dedikçe o kilere gidip geliyor aynı karpuzu getiriyordu.Bir kere bile (aman be adam, delimisin nesin şu tek karpuzu ne taşıtttırıyorsun bana defalarca…) demedi. Beni sizin önünüzde mahcup duruma düşürmedi.İşte bütün bu gençliğimi hanımıma borçluyum." "Biz birbirimizi hiç başkalarının önünde zor duruma düşürmeyiz. Aile içindeki hiçbir şeyi dışarıya yansıtmayız.Hep birbirimize destek olur, dert ortağı olur, yardım ederiz. Birbirimizle ilgili olan problemleri yine birbirimize anlatırız.İyi kötü her olayı da birlikte paylaşırız." Demiş.

SENİN NE ANLATTIĞIN DEĞİL,
İNSANLARIN NE ANLADIĞI ÖNEMLİDİR.
SENİ ANLAYAN BİRİNE ANLAT.
ANLAŞILMIYORSAN SUS Kİ,
ANLATTIĞINI ANLATMAK ZORUNDA KALMAYASIN!!!!


Hayatınız seçtiğiniz kadındır….
Zevkli bir kadına rastlarsanız,ZEVKİNİZ,
bilgili bir kadına rastlarsanız BİLGİNİZ,
zeki bir kadına rastlarsanız ZEKANIZ gelişir.

Hayat kat kattır.
Babil'in Asma Bahçeleri gibi teraslar halinde yükselir ve bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür. Ve bugün durduğunuz teras , seyrettiğiniz manzara, gördüğünüz hayat yanınızdaki kadının terası, manzarası ve hayatıdır. Hayatınız seçtiğiniz kadındır.

13 Ağustos 2009 Perşembe

NİŞASTALI KURABİYE


Günaydın herkese. Arşivde tariflerimiz çok var ama bir türlü yayınlamaya vakit yok :( Bu güzel Perşembe sabahına kurabiye tarifimizle başlayalım o zaman :)

Malzemeler :
1 paket yumusak margarin
2 yumurta
1 su bardagi tozseker
500gr. bugday nisastasi
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
1 fincan kadar un
uzerine pudra sekeri
Yapılışı :
Margarinle sekeri iyice yogurun. Yumurtalari ekleyip yoğurmaya devam edin. Daha sonra nisasta, vanilya ve kabartma tozunu da ekleyin. En son ununu ekleyin. Unun tam olarak miktarini siz ayarlayacaksiniz. Hamur ele yapismayacak kadar ama yumusak bir kıvamda olmalı. İstediğiniz şekli verip, 170 derecede üzeri pembeleşinceye kadar pişirin. (Ben verev şekil verdim ama nedense pişince şekil değiştirdiler :)) Tepsiden ılıkken dikkatlice çıkartın yoksa yarısı tepside kalabiliyor:) Üzerine pudra şekeri serpin. Afiyet olsun...